Hala Sallanıyorum Gibime Geliyor, Normal mi?

Travma ve Yas Süreci İle İlgili Kısa Bir Bilgilendirme

Sevgili arkadaşlar;
Travmatik etki bırakan olaylarda ilk bir ay akut dönem (ani başlayan ve hızla şiddetlenen dönem) olarak tanımlanır. Akut dönemde, travmatize olmuş kişilere iyileşme etkili terapi müdahalesinden ziyade psikososyal destek veya psikolojik ilk yardım dediğimiz ve İzle-Dinle-Bağ kur olarak tanımladığımız desteği vermek daha makuldur.
Nasıl ki depremin etkisini ilk günkü kadar yoğun hissetmiyorsak bir çoğumuzda doğal bir iyileşme süreciyle bu süreç atlatılacaktır. Hissettiğimiz baş dönmeleri, mide bulantıları, sürekli lambaya bakma, uyku problemleri, sallanıyormuş gibi hissetme, öfke patlamaları veya kaygılarımız akut dönem için normaldir. Yarın bir ayını tamamlayacağımız ilk depremden sonra tekrarlı depremler yaşanması ve yenilemesi muhtemel deprem bilgileri akut dönemin uzamasına neden olabilmektedir. Bu durum sizi endişelendirmesin. Nasıl ki pandemi sürecinde cips poşetlerini dahi yıkamak karmaşık bilgiler içerisinde virüsten korunmak için normaldiyse, bu dönemde de çocuklarınızla birlikte yatmak, yataklarınızın kenarlarında tedbir amaçlı koyduğunuz ekstra çanta ya da yiyecekler, kafede kaçmaya uygun bir yere oturmak, daha korunaklı bir yerde konaklamak gibi alınacak tedbirler normaldir. Bu tepkilere “anormal duruma verilen normal tepkiler” demek mümkündür.
Dolayısıyla zamanla azalması beklenen bu tepkileri (sürekli alınması gereken önlemler hariç) içgüdüsel ve hayatta kalma amaçlı verdiğimizi bilmek önemlidir.
İşyerlerimizde de çalışanlarımızda görebileceğimiz bu tepkilere karşı duyarlı olmak önemlidir. Çalışanlarımızın bir araya gelerek birlikte vakit geçirebilmelerine fırsat verebilecek aralar oluşturmak, travmatik süreci iyi yönetebilen kişiler tarafından iyi örnekler paylaşılması, özellikle depremzedelere yardım faaliyetlerine bizzat katılmak, kişilerin duygularını önemsemek (korkan ya da kaygı duyan kişilerle dalga geçmemek, geçiştirmemek), stres yönetimi veya duygu düzenleme eğitimleri vermek ve en önemlisi başlarına bir problem geldiğinde şirketinin yanında olduğunu bilmek çalışanım desteklenmesi için önem arz etmektedir.
Son olarak, hepimiz yemek yerken, alışverişe çıkarken, evimize girerken, su içerken ve hatta nefes alırken dahi bunu yapamayan depremzede kardeşlerimizi düşünerek suçluluk hissediyoruz. İnsan olmanın gereği de bu elbette. Fakat üzgünüm ki zamanla da bunu kaybedeceğiz ve duygusal yoğunluk geçince normal hayatımıza geri döneceğiz. Umarım deprem, sonradan farkına vardığımız bu kazançlarımızın ömür boyu fark edecek şekilde sade ve minimal yaşamamıza katkı sağlamasına, fazlalıklarımızdan kurtulmaya, hırslarımızdan arınmaya ve diğergamlığımızın artmasına vesile olur.
Faydalı olması temennisiyle.

Psk. Dr. Osman Amil

X
Bireysel Danışmanlık Hizmetleri için
Tıklayınız
Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri için
Tıklayınız